WTH.
—Saç Ekimi

Yirmi Bir Yaşında Ekim İsteyen Öğrencinin Ankara’daki Muayenesi

Başkentin kuru havası, ekim sonrası ilk haftalarda saçlı derinin nem dengesine dikkat etmeyi gerektiriyor. Bu nedenle aşağıdaki başlıklar Çankaya’da ekim düşünenler için de önem taşıyor.

Ankara’da Kanuni Kampüsü’ne giden otobüste, inşaat bölümünün üçüncü sınıfındaki genç, ekranında başkalarının ekim öncesi ve sonrası karelerini kaydırıp duruyordu. Ön çizgisi iki yanda geri çekilmiş, tepede de hafif incelme başlamıştı. Özellikle Çankaya saç ekimi sürecini anlamak isteyen biri bu noktadan başlayabilir.

Muayenede ilk konuşulan şey dökülmenin hızıydı. Son iki yılda belirgin ilerleme vardı; babası ile dayısının kırk yaşında tepeleri açıktı. Aile öyküsü, şimdi alına dikilecek köklerin ileride gerilerinde genişleyen bir açıklıkla yalnız kalabileceğini düşündürüyordu.

İlk öneri, kaybı frenleyen bir tedavi başlatıp bir-iki yıl izlemekti; bu sürede kaybın hızı ve donör alanın yoğunluğu daha net anlaşılacaktı. Ekim yapılacaksa bile ön çizginin bugünkü yaşına göre değil, kırklı yaşlardaki yüzüne göre çizilmesi gerektiği anlatıldı. Genel bir sınır yaşı yok; ama yirmili yaşların başı beklenti ile gerçeğin sık çatıştığı dönemdir. Bu açıdan saç ekimi Çankaya açısından bakıldığında bu ayrıntı küçük ama etkilidir.

Öğrenci önce hayal kırıklığına uğradı, sonra planı kabul etti. Mezuniyet ve askerlik sonrasına ertelenen ekim, Ankara’dan ayrılmadan önce aldığı ölçümler sayesinde somut bir karşılaştırmaya dayanacaktı. Şimdilik yurt odasındaki pencerenin önünde, her dönem başında aynı açıdan bir kare alıyor.